2008 Kasım | Kayıp Prenses | Kayıp Prenses Dizisi | | Kayıp Presnes Fan Sitesi | Dizi Özeti | Dizi Fragmanları | Yıldız Çağrı Atiksoy | Sinan Sümer | Çağla Şimşek | Kayıpprenses

Kayıp Prenses ile Türkiye’de bir ilki gerçekleÅŸtirdik

Yazan admin Arun Kasım 28th, 2008 |  Ä°lk yorumu sen yap »

Fantastik drama türüyle Türkiye’de bir ilk olan ‘Kayıp Prenses’ dizisinin Arun’u Cüneyt Mete: Böyle bir dizi ilk defa yapılıyor. İlkler her zaman ilgi çekmiÅŸtir. O anlamda çok ÅŸanslıyız. Demek ki ‘Bu ülkede böyle iÅŸler de yapılabiliyormuÅŸ’..

atv’nin fantastik drama türündeki dizisi ‘Kayıp Prenses’te GüneÅŸ Ülkesi’nin komutanı Arun’u, tecrübeli oyuncu Cüneyt Mete canlandırıyor. Fazla göz önünde olmayı sevmediÄŸini belirten tiyatro kökenli oyuncu Mete, Adana ve Ankara Devlet Tiyatroları’nda çalıştıktan sonra ‘Kurtlar Vadisi’, ‘Köprü’ gibi dizilerde ve Zincirbozan filminde rol aldı. Evli ve iki çocuk babası olan oyuncu ‘Kayıp Prenses’in Türkiye’de bir ilki baÅŸardığını belirtiyor.

* Tiyatrodan dizi oyunculuğuna geçiş nasıl oldu?
Ankara’da yaÅŸadığım için dizi iÅŸlerini çok fazla kovalayamıyorum. Teklif geldi. İlk baÅŸlarda ben de ÅŸaşırdım. Çünkü İstanbul’a gidip gelmeler olacağı için baÅŸka ÅŸehirde yaÅŸayan oyuncuları pek tercih etmiyorlar.

* Tiyatro ve dizi oyunculuğu farklı mı?
İkisi de oyunculuk olmasına rağmen birbirinden çok farklı. Tiyatroda en arkada oturan izleyicinin sizi görmesi için çok büyük hareketlerle oynamak zorundasınız. Dizi oyunculuğuna geçişte buna alışmak biraz zor oldu.

* ‘Kayıp Prenses’in çekimleri nasıl gidiyor?
Ben çok memnunum. Amerika’da diziler, oyuncular birbirine alışsın, ilk bölüm daha sıcak daha etkileyici olabilsin diye beÅŸinci bölümden geriye doÄŸru çekilmeye baÅŸlanıyor. Çok güzel bir mantığı var ama bunun Türkiye’de yapılabilmesi biraz zor.

İYİ BİR ŞEYE İMZA ATTIK
* ‘Kayıp Prenses’i diÄŸer çocuk dizilerinden ayıran nedir sizce?
Vallahi, izleyici olsam benim de ilgimi çekerdi. Çünkü böyle bir ÅŸey ilk defa yapılıyor. İlkler her zaman dikkat çeker. Türk halkının ilkleri kabul etmesi kolay deÄŸildir aslında. KabullendiÄŸi zaman da o ilkler her zaman kazanıyor. O anlamda çok ÅŸanslı bir iÅŸ olduÄŸunu düşünüyorum. Umarım böyle bir ÅŸeye öncülük de yapmış oluruz. ‘Türkiye’de böyle iÅŸler de yapılabiliyormuymuÅŸ?’ diye bir yazı okumuÅŸtum. İyi bir ÅŸeye imza attık demek ki.

* Arun neden bu kadar kötü?
Arun kötü deÄŸil aslında. Biz hala bunu tartışıyoruz. Periler aleminin koruyucusu… Bu saate kadar kimseye kötülüğü dokunmamış… Kötü gibi görünmesinin tek sebebi var: Hastalık derecesine varan sevgisi. Daha doÄŸrusu o has talık, egolarının çok yüksek olmasından kaynaklı. Belki aÅŸkından daha ağır basan bir durum daha var: Reddedilme duygusu… Bu, onun katlanabileceÄŸi bir ÅŸey deÄŸil. Bu zamana kadar ‘hayır’ lafını duymamış bir komutanın kraliçeden ‘hayır’ cevabını alması Arun’u bu hale getiriyor.

* Gerçek hayatta böyle bir olay başınıza geldi mi hiç?
Yok… Tabii aÅŸk anlamında geldi de, hastalık boyutunda olmadı. Reddedilmek kötü bir ÅŸey. Hele ki bir erkek için çok zor bir durum.

ADRENALİN TUTKUNUYUM
* Özel uğraşlarınız var mı?
Adrenaline baylılıyorum. Motokros tarzında dağcılık yapıyorum. Lisansım var ama yarışma durumundan hoşlanmadığım için yarışlara katılmıyorum. Hayatım motor desem yalan olmaz. Ben de sokaktaki kuryeler gibiyim. Yaz, kış, yağmur, çamur motora demeden binebilirim.

* Ankara’da yaÅŸayıp burada oyunculuk yapmak zor olmuyor mu?
Ailem Ankara’da yaşıyor. İkizlerim var, git gel zor oluyor. Özlem de var tabii… Çocuklarım çok babacılar. Onlar için de benim için de ayrı kalmak kolay deÄŸil. Ama neticede onlar için yapıyorum bu iÅŸi…

Fantastik drama türüyle Türkiye’de bir ilk olan ‘Kayıp Prenses’ dizisinin Arun’u Cüneyt Mete: Böyle bir dizi ilk defa yapılıyor. İlkler her zaman ilgi çekmiÅŸtir. O anlamda çok ÅŸanslıyız. Demek ki ‘Bu ülkede böyle iÅŸler de yapılabiliyormuÅŸ’..

atv’nin fantastik drama türündeki dizisi ‘Kayıp Prenses’te GüneÅŸ Ülkesi’nin komutanı Arun’u, tecrübeli oyuncu Cüneyt Mete canlandırıyor. Fazla göz önünde olmayı sevmediÄŸini belirten tiyatro kökenli oyuncu Mete, Adana ve Ankara Devlet Tiyatroları’nda çalıştıktan sonra ‘Kurtlar Vadisi’, ‘Köprü’ gibi dizilerde ve Zincirbozan filminde rol aldı. Evli ve iki çocuk babası olan oyuncu ‘Kayıp Prenses’in Türkiye’de bir ilki baÅŸardığını belirtiyor.

* Tiyatrodan dizi oyunculuğuna geçiş nasıl oldu?
Ankara’da yaÅŸadığım için dizi iÅŸlerini çok fazla kovalayamıyorum. Teklif geldi. İlk baÅŸlarda ben de ÅŸaşırdım. Çünkü İstanbul’a gidip gelmeler olacağı için baÅŸka ÅŸehirde yaÅŸayan oyuncuları pek tercih etmiyorlar.

* Tiyatro ve dizi oyunculuğu farklı mı?
İkisi de oyunculuk olmasına rağmen birbirinden çok farklı. Tiyatroda en arkada oturan izleyicinin sizi görmesi için çok büyük hareketlerle oynamak zorundasınız. Dizi oyunculuğuna geçişte buna alışmak biraz zor oldu.

* ‘Kayıp Prenses’in çekimleri nasıl gidiyor?
Ben çok memnunum. Amerika’da diziler, oyuncular birbirine alışsın, ilk bölüm daha sıcak daha etkileyici olabilsin diye beÅŸinci bölümden geriye doÄŸru çekilmeye baÅŸlanıyor. Çok güzel bir mantığı var ama bunun Türkiye’de yapılabilmesi biraz zor.

İYİ BİR ŞEYE İMZA ATTIK
* ‘Kayıp Prenses’i diÄŸer çocuk dizilerinden ayıran nedir sizce?
Vallahi, izleyici olsam benim de ilgimi çekerdi. Çünkü böyle bir ÅŸey ilk defa yapılıyor. İlkler her zaman dikkat çeker. Türk halkının ilkleri kabul etmesi kolay deÄŸildir aslında. KabullendiÄŸi zaman da o ilkler her zaman kazanıyor. O anlamda çok ÅŸanslı bir iÅŸ olduÄŸunu düşünüyorum. Umarım böyle bir ÅŸeye öncülük de yapmış oluruz. ‘Türkiye’de böyle iÅŸler de yapılabiliyormuymuÅŸ?’ diye bir yazı okumuÅŸtum. İyi bir ÅŸeye imza attık demek ki.

* Arun neden bu kadar kötü?
Arun kötü deÄŸil aslında. Biz hala bunu tartışıyoruz. Periler aleminin koruyucusu… Bu saate kadar kimseye kötülüğü dokunmamış… Kötü gibi görünmesinin tek sebebi var: Hastalık derecesine varan sevgisi. Daha doÄŸrusu o has talık, egolarının çok yüksek olmasından kaynaklı. Belki aÅŸkından daha ağır basan bir durum daha var: Reddedilme duygusu… Bu, onun katlanabileceÄŸi bir ÅŸey deÄŸil. Bu zamana kadar ‘hayır’ lafını duymamış bir komutanın kraliçeden ‘hayır’ cevabını alması Arun’u bu hale getiriyor.

* Gerçek hayatta böyle bir olay başınıza geldi mi hiç?
Yok… Tabii aÅŸk anlamında geldi de, hastalık boyutunda olmadı. Reddedilmek kötü bir ÅŸey. Hele ki bir erkek için çok zor bir durum.

ADRENALİN TUTKUNUYUM
* Özel uğraşlarınız var mı?
Adrenaline baylılıyorum. Motokros tarzında dağcılık yapıyorum. Lisansım var ama yarışma durumundan hoşlanmadığım için yarışlara katılmıyorum. Hayatım motor desem yalan olmaz. Ben de sokaktaki kuryeler gibiyim. Yaz, kış, yağmur, çamur motora demeden binebilirim.

* Ankara’da yaÅŸayıp burada oyunculuk yapmak zor olmuyor mu?
Ailem Ankara’da yaşıyor. İkizlerim var, git gel zor oluyor. Özlem de var tabii… Çocuklarım çok babacılar. Onlar için de benim için de ayrı kalmak kolay deÄŸil. Ama neticede onlar için yapıyorum bu iÅŸi…

* Forumlarda sizin için kimileri ‘yakışıklı’, kimileri ise ‘karizmatik’ diyor. Sizce hangisi?
Yakışıklı da deÄŸilim, karizmatik de… Bu duruma ben de çok ÅŸaşırıyorum. Yüz hatlarımbiraz sert, ondan dolayı karizma diyorlar galiba. Dışarıdan bakan insanlar da çok sert falanderler ama tanıdıkları zaman, çok yakın sıcak olduÄŸumu anlarlar

Kostümler yüzünden sokakta tanımıyorlar
Kayıp Prenses’te en dikkat çekici karakterlerden birini oynuyorsunuz. Gelen tepkiler nasıl? Beni tanımıyorlar ki. (gülüyor) Gerçekte saçlarım kısa kıvırcık… Dizide de kostümler var. Diziyi arkadaÅŸlarım çok beÄŸendi. İlk baÅŸta çocuk iÅŸi diyerek yadırgadılar ama sonra öyle olmadığını gördüler. l Evet, çocuk dizisi gibi duruyor ama her yaÅŸtan insan izliyor. İki ara, bir dere durum. Kocaman bir aÅŸk hikayesi geliÅŸiyor. Bir çocuk dizisi için aykırı bir ÅŸey. Kayıp Prenses’e fantastik drama diyelimTabii ki tiyatro… Televizyon iÅŸi, suya yazı yazmak gibi bir ÅŸey. Dizide oynuyorsun, bitiyor. Ama tiyatro öyle deÄŸil. Yıllar sonra bile birisi gelip, sizi ÅŸu oyunda izlemiÅŸtim dediÄŸi zaman ayrı bir keyif.

* Tiyatro mu, dizi mi?

* Oyunculukta hayalleriniz nedir?
Mahremiyetime çok düşkün bir insanım. Aslında tanınmak çok hoşuma gitmiyor. Birilerinin beni tanıyor olmasından, birbirine beni gösteriyor olmasından rahatsızlık duyuyorum. Bu iş de böyle bir iş maalesef. Bir taraftan ekranı çok seviyorum, bir taraftan da tanınmaktan çok hoşlanmıyorum. Dışarıda bir bardak çay içememe durumu beni etkiliyor.

on beş yıldır oyuncusunuz. Ama insanlar sizi Arun ile tanıdı. Neden?
Oyunculuğun yanı sıra devamlılığın da etkisi var. Birkaç dizide oynadım kaldırıldı, biraz şanssızlık oldu. Çok peşinde koşulan bir adam da değilim.

* Dizilerde kötü karakterler genelde ön plana çıkar… Bunun nedeni nedir?
Hayır, sadece kötülüğün yelpazesi daha geniÅŸ… Kötü adamın oynayacağı çok fazla ÅŸey vardır. Alternatifi fazladır. Ama iyi adam tek düzedir. Kötülüğün o kadar çok ÅŸekli vardır ki, o anlamda sana çok fazla avantaj saÄŸlar. İstediÄŸini yaparsın.

O artık bir oyuncu

Yazan admin Defne Kasım 22nd, 2008 |  Ä°lk yorumu sen yap »

O artık bir oyuncu

 

ModelliÄŸi bırakarak, hayalini kurduÄŸu oyunculukta emin adımlarla ilerlemeye baÅŸlayan İzmirli ÇaÄŸrı Atiksoy, bir zamanlar sunumlar yaptığı AlışveriÅŸ Gazetesi’ne haftanın konuÄŸu olarak döndü 

 

RÖPORTAJ: MÜJGAN KULLE

 

AlışveriÅŸ Gazetesi’nin ilk modellerinden biri ÇaÄŸrı Atiksoy… O zamanlar 17 yaşında, podyum dünyasına yeni adım atmış bir genç kızdı. 

Ve en büyük hayali baÅŸarılı model olmaktan çok oyuncu olarak adını duyurmaktı. Röportajlarımızda sık sık iÅŸittiÄŸiniz bir söylem bu. Ve geçen 5 yıl, ÇaÄŸrı’yı hayallerine kavuÅŸturdu. Reklam filmlerinden sonra, dizilerde baÅŸrol oynamaya baÅŸlayan İzmirli güzel, son olarak atv’de yayınlanan “Kayıp Prenses”le ekranlarda. Masum güzelliÄŸi ile 7′den 70′e herkesin beÄŸenisini kazanan ÇaÄŸrı’yla nereden nereye söyleÅŸisi yaptık…      

* Artık sadece İzmir deÄŸil tüm Türkiye tanıyor seni… Duygularını alalım ÇaÄŸrıcığım…

- Oyunculukta baÅŸarının sırlarından biri insanlara kendini sevdirebilmektir. İşin tadına da öyle varabilirsin. Ben bunu baÅŸardığıma inanıyorum. Yollarda güzel tepkiler almak çok hoÅŸ. Çok mutluyum…


MASAL GİBİ

* Masalın nasıl gerçek oldu? 

- İzmir NeÅŸe Erberk Model Ajansı’na 13 yaşında kaydolmuÅŸtum. İlerlememin büyük bölümünü Hakan HekimoÄŸlu ve Pınar HekimoÄŸlu’na borçluyum, bunu sen de biliyorsun. Onlar benim ikinci ailem oldular. Bana her konuda destek verdiler. 

Lise dönemimdeyken İzmir Ege Sanat Merkezi’nde iki yıl tiyatro eÄŸitimi aldım ve 3 yıl önce İstanbul’a yerleÅŸtim. Sonrası Miss Turkey ve iÅŸte buralardayım…

* 2006′da katıldın Miss Turkey’e… Ama derece alamadın… Bu üzdü mü seni?

- Evet, 2006 “Miss Turkey Güzellik Yarışması”nda sadece ilk 10′a kalabildim. Belki derece alamadım ama kapılar açıldı önüme. OyunculuÄŸa da o vesile ile baÅŸladım. Ama benim oyunculuÄŸa baÅŸlatan Özcan Deniz’dir… 

* O mu keÅŸfetti seni?

- Evet… Beni yarışmada keÅŸfetti. Bana çok güvendi ve ilk dizimde oynamamı saÄŸladı. Ona minnet ve şükran borcum var. Hakkını asla ödeyemem. Åžu an bir yerdeysem bunu büyük ölçüde ona borçluyum.


ÇOK TUTULDU

* “Kayıp Prenses” ile ekranlardasın. Nasıl gidiyor çekimler?

- Çok güzel, keyifli ve oldukça tempolu… Çok çaba sarfediyoruz, doÄŸal olarak da yoruluyoruz… Ama olumlu tepkiler aldıkça yorgunluk mutluluÄŸa dönüşüyor.

* Bu projeye nasıl dahil oldun? 

- 10 yıl NeÅŸe Erberk Ajans’ta modellik yaptıktan sonra Vega Ajans’a geçtim. Yapımcımız Nilgün SaÄŸyaÅŸar “Gazi” dizisinde beni görüyor ve “iÅŸte prensesimizi bulduk” diyor. (gülüyor)

* Yanılmıyorsam bu yedinci dizi deneyimin… 

- Evet… AÅŸk Oyunu, Ahh İstanbul, Büyük BuluÅŸma. YaÄŸmurdan Sonra, Yersiz Yurtsuz ve Gazi’nin ardından  Kayıp Prenses ile oyunculuÄŸumu geliÅŸtirmeye çalışıyorum. Birçok baÅŸrolüm oldu… 

* Oyunculukta neredesin?

- Ne şimdi, ne de 10 yıl sonra kendimi geliştirdim diyebileceğimi sanmıyorum. 

Çünkü her yeni proje, yeni karakter, yeni kiÅŸilik analizleri demek. Yeni keÅŸifler demek… Bu yolda ilerlemeye devam edeceksem daha çok keÅŸfetmeliyim. Ama ben bunun için büyük uÄŸraÅŸ veriyorum.  

* Neler yapıyorsun?

- İstanbul Plato Film Okulu’nda sinema teknik ve oyunculuk eÄŸitimi aldım. Aynı okulda hala tiyatro eÄŸitimi alarak yeni ÅŸeyler öğreniyorum. İşi,  mutfağında hem de çok deÄŸerli oyunculardan öğreniyorum. Ali Sürmeli, Atilla Olgaç, Perihan SavaÅŸ, Tarık Akan ve Suna Selen bana bu konuda yardım edip, destekleyen hocalarım. Onlara çok teÅŸekkür ediyorum…

 

EMİN ADIMLARLA

* Hayatına neler getirdi oyunculuk?

- Tam anlamıyla bir çok ÅŸey öğrenmemi saÄŸladı. Yeni insanlar, yeni hayatlar, yeni ortamlar… Her konuda bilgi sahibi yaptı beni. Ama ben hala aynı benim…(gülüyor)

* Peki başarı düzeyin için ne düşünüyorsun? 

- Aslında çoÄŸu kiÅŸi gibi ben de kendimi seyrederken çok tedirgin oluyorum. Bütünüyle bakıyorum olaya. OyunculuÄŸuma, saçıma, makyajıma, mimiklerime… 

Ve her seferinde ‘çok daha iyisini yapabilirdim’ diyorum. Kendimle ilgili tatminsizlik yaşıyorum ama bir sonraki bölümde sevmediÄŸim yönlerimi yavaÅŸ yavaÅŸ düzelttiÄŸimi görünce, ‘evet ben bunun üstesinden gelibilirim, baÅŸarılı bir oyuncu olabilirim’ deyip rahatlıyorum… Ama profesyonel anlamda bu iÅŸi yapıp para kazandığım için oyuncuyum diyebilirim. 

Tam bir oyuncu olmak için daha çok yolun başındayım. Gençlik ve toyluktan kaynaklanan hatalarım hala var. Yine de arkama baktığımda güzel şeylere imza attığımı görmek hoş ve özgüven kazandırıyor bana.

 

ŞÖHRETİN BEDELİ

* Genç yaşta ünlüler kervanına katılmış olman seni korkutuyor mu? 

- Tabii ki korkularım var. Ben çok özgürce yaşayan, kafama eseni yapan bir insanım. Ama göz önünde olduğunda kendine, yaşamına ve hareketlerine kısıtlar getirmen gerekiyor. 

* Åžu ana kadar genelde naif karakterlerle karşımıza çıktın… Oyunculukta kuralların, sınırların var mı, ya da olacak mı? 

- Bu zamana kadar kuralları olan oyuncuları çok anlamış deÄŸilim. EÄŸer sen bu iÅŸi profesyonelce yapıyorsan, her kılığa girip, her ÅŸekle bürünmelisin. Bu aynı bir dişçinin ‘ben bu çürük diÅŸi çekemem’ demesi gibi bir ÅŸey..(gülüyor) 

Eğer ben o projeye, seneryoya, ekibe ve casta inanıyorsam, tüm duvarları yıkabilirim. 

* Hedeflerin arasında sinema var mı? 

- Aslında benim bir beyaz perde tecrübem oldu. Miras adlı filmde oynamıştım. Tabii ki bunun devamı gelsin isterim. Hatta ardı arkası hiç kesilmesin isterim…

Haluk Bilginer, Selçuk Yöntem, Demet Akbağ, Özgü Namal, Kadir İnanır, Nebahat Çehre çok sevdiğim ve beğendiğim oyuncular. 

Onlarla bir projede yer almayı çok isterdim. Bana aslında hep yüzümden dolayı daha naif ve temiz karakterler geliyor. Ama ben tam tersi kötü bir kadını, uyuÅŸturucu bağımlısı bir genç kızı ya da aÅŸk uÄŸruna aklını yitirmiÅŸ ve hayatını bir akıl hastanesinde geçirmek zorunda kalan bir ruh hastasını canlandırmayı isterim doÄŸrusu…

 

İZMİR ÖZLEMİ

* İstanbul’da yaÅŸamak nasıl? Eminim özlüyorsundur buraları? En çok nelere özlüyorsun…

- İzmirliler çok sıcakkanlı, gülmeyi ve gülümsemeyi seviyorlar. İnsanları sevip, iletişim kurabiliyorlar. 

Bana “İzmirli olduÄŸun çok belli oluyor” dediklerinde kendimle, ailemle ve İzmir’le gurur duyuyorum.

İzmir’i çok özledim. Ama en çok Bostanlı’yı ve tabii ki gevrek ve boyozumuzu… Hatta annem sürekli boyoz ve gevrek yollar bana…(gülüyor)


Diyet yapmaz ama incecik

* Çekimler dışında neler yapıyorsun? 

- İnan ki hiç boÅŸ zamanım olmuyor desem abartmış olmam… Hatta son zamanlarda sosyal hayatım kalmadı. Çünkü haftanın 6 günü setteyiz. Ama zaman buldukça  tutkumdan dolayı tiyatro ya da sinemaya gitmeye çalışıyorum.

* Seni tanıdığım ilk gün “Bu kız ne kadar zayıf” demiÅŸtim… Hala da öylesin… Bunun sırrı ne?

- Bana göre formda kalmanın tek sırrı çok yemek yemektir! (gülüyor) Hayatım boyunca hiç diyet yapmadım. Soframdan ekmek ve hamuriÅŸi hiç eksik olmaz.  Bu da benim ÅŸansım…(gülüyor)

Onun dışında spor yapmayı asla ihmal etmem. Okulumdan ve arkadaşlarımdan geri kalmamaya çalışırım. Arkadaşlarımla dans gecelerine katılmayı çok severim.


Asla cadde kızı gibi giyinmem!

* Ne tarz kıyafetleri tecih ediyorsun?

- Çok cafcaflı cadde kızı gibi giyinmeyi sevmiyorum. Şık, sade, rahat ve salaÅŸ giyinmeyi seviyorum. Elbise tutkum var. 70′lere bayılıyorum. Hatta kendimi Fransız kadınları gibi hissediyorum. 

* Alışverişle aran nasıl? 

- Beni bir bıraksan alışveriÅŸ merkezinde yaÅŸarım… Sanırım anlatabildim…(gülüyor)

 

 Kaynak: Yeni Asır

Kayıp Prenses Dizi Resimleri

Yazan admin Dizi Resimleri Kasım 22nd, 2008 |  Ä°lk yorumu sen yap »

Kayıp Prenses Dizi Resimleri

 

 

Resimlerin büyük halini görmek için tıklayınız

Kayıp prenses dizisi 7. bölüm özeti

Yazan admin Kayıp Prenses Özetleri Kasım 21st, 2008 |  Ä°lk yorumu sen yap »

Kayıp prenses dizisi 7. bölüm özeti

Arun, Selim’in öldürülmesi için düğmeye basmıştır. Artık geçen her saniye Selim için ölüme bir adım yaklaşmak demektir. Bunu öğrenen Defne, Selim’i kurtarayım derken, Arun’un eline çok önemli bir koz verir. Defne’nin zayıf anını kollayan Arun, müthiş bir oyunla Defne’yi kapana kıstırır. Arun için bir taşla iki kuş vurmanın tam zamanıdır. Defne Arun’u durdurabilmek için her yolu dener. 
Öte yandan, sokakta kaldığı süre içinde başından geçenlere kimseyi inandıramayan Duru, Nil yüzünden okulda alay konusu olmuştur. Kendini çok yalnız hisseden Duru, söylediklerinin gerçek olduğunu anlatan bir ses duymaya başlar. Duru, bu sesin çağrısına uyup Güneş ülkesine gidecek mi?

İris’in nefret planları istediği gibi işlemiştir. Şimdi sıra sinsi bir planla Selim’i ortadan kaldırmaktır.İris sonunda ödülü olan sonsuz gençlik ve güzelliğe kavuşabilecek mi?

Cüneyt Mete

Yazan admin Arun, Oyuncular Kasım 11th, 2008 |  Ä°lk yorumu sen yap »

Gerçek ismi: Cüneyt Mete
Namı: -
DoÄŸum tarihi:
09/09/1970
DoÄŸum yeri: -
EÄŸitimi:
A. Ü. Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü A. Ü. Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü

Rol Aldığı Yapımlar: Kayıp Prenses - Arun- 2008

  Zincirbozan - Ali Şener- 2007

Kurtlar Vadisi Terör - 2007

Yeni Evli - Poyraz - 2007

Köprü - 2006

En Büyük Numara - 1993

Kayıp Prenses 5. Bölüm Özeti

Yazan admin Kayıp Prenses Özetleri Kasım 8th, 2008 |  26 Yorum var »

Kayıp Prenses 5. Bölüm Özeti

BÖLÜM ÖZETİ:

Selim büyük bir hayal kırıklığı yaşar. Ancak bu onu kızını bulma tutkusundan vazgeçiremez.İris ise, artık ilaçlarla uyutamadığı Selim’i, başka türlü etkilemenin peşindedir. Onu kendisine aşık edip her şeyini ele geçirmek ister ve yaptığı aşk büyüsünün Selim’i etkilemesini sağlar.

Okula yeniden başlayan Duru ise, Nil’in yeni bir oyunuyla karşı karşıyadır. Duru bu oyundan kurtulmaya çalışır. Suçsuzluğunu kanıtlayabilmek için elinden geleni yapar. 

Arun peşinde olduğu tehlikeli güce ulaşmak üzeredir. O gücü elde etmesi herkes için bir felaket olacaktır.  Güneş ülkesinde ise Defne, Arun’un dönüşünü engellemeye çalışır. Bunun için yeryüzünde

Kraliçe Defne karakteri anneleri etkisi altına aldı

Yazan admin Defne Kasım 3rd, 2008 |  30 Yorum var »

Kraliçe Defne karakteri anneleri etkisi altına aldı

‘Kayıp Prenses’ dizisinin güzel kraliçesi Defne’yi oynayan Yıldız ÇaÄŸrı Atiksoy: ‘Defne’nin kızı için tüm gücü ile mücadele etmesi annelerin takdirini topluyor’..

Fantastik-drama türüyle Türkiye’de bir ilk olan ‘Kayıp Prenses’ atv’de pazar günleri ekrana gelmeye devam ediyor. Dizinin baÅŸrolündeki Yıldız ÇaÄŸrı Atiksoy periler ülkesinin güzel kraliçesi Defne karakteri ile izleyicilerin beÄŸenisini kazandı. Daha önce ‘AÅŸk Oyunu’ ve ‘Ahh İstanbul’ gibi yapımlarda rol alan Atiksoy 1986 İzmir doÄŸumlu…

* Yıldız Çağrı Atiksoy kimdir? Tanıyabilir miyiz.
1986 İzmir Karşıyaka doÄŸumluyum. İki yıl İzmir Ege Sanat Merkezi’nde tiyatro eÄŸitimi aldım. Åžu anda Plato Film’de Sinema Teknik ve Oyunculuk Bölümü’nde okuyorum. 2001 yılında Hey Girl dergisinin yaptığı kapak kızı yarışmasında yüz güzeli seçildim.

DEFNE ÇOK SEVİLİYOR
* İnsanların oynadığınız karakter hakkındaki görüşleri nasıl?
Dizide aÅŸkı, mücadeleyi ve bir annenin dramını yansıtıyoruz Aldığım tepkilere göre Defne karakterini seyirci benimsedi. Kızı için mücadele etmesi annelerin beÄŸenisini topluyor. EÅŸini ve kızını korumak için yaptığı ÅŸeyler, kötülüklere karşı dik durabilmesi insanların gözünde Defne’yi güçlü kılıyor.

* Rol yaparken kendinizi bir anne ya da bir peri gibi hissediyor musunuz?
ÇocuÄŸum olmadığı için bir anne gibi hissedemem.. Ama peri gibi hissettim diyebilirim. Mesela, İstanbul trafiÄŸi malum. Yolda bazen aklıma geliyor, ÅŸu an keÅŸke kuÅŸ olup uçabilsem diye…

UÇMAYI İSTERDİM
* Özel güçleriniz olsaydı neler yapmak isterdiniz?
Eğer bir peri olsaydım kendi dizimi günün birincisi yapardım. (gülüyor)

* Bir peri mi yoksa anne olmak mı daha büyüleyici?
Cevabım ikisinden de yana olur. (gülüyor)

* Boş zamanlarınızda neler yaparsınız?
Setten arta kalan zamanlarımda, diğer arkadaşlarımdan geri kalmamak için okula gidiyorum. Aksatmadan spor yapmaya çalışıyorum. Her hafta mutlaka sinema ya da tiyatroya gitmeyi ihmal etmiyorum.

* Nefret ettiÄŸiniz ÅŸey?
Hem aptal, hem de şımarık ve ukala insanlardan nefret ederim. Asla çevremde de kaprisli insanları istemem. Ayrıca saygısızlığa da tahammül edemiyorum.

* Korkularınız neler?
Çoğu oyuncu gibi, yaptığım işin beğenilmemesi korkusunu yaşarım. Bir de herkes gibi yaşlılıktan, ölümden, yalnızlıktan korkarım.

* Takıntılı olduğunuz konular var mı?
Çok fazla takıntım yoktur aslında. Ama en belirgin olarak, simetri takıntım vardır.

* Bugüne kadar hayatınızdaki en büyük mutluluk nedir?
Yaşıtlarıma göre çok daha iyi bir yerde olup sevdiğim işi yapmak. Kendi ayaklarım üzerinde durabilmek çok büyük bir mutluluk.

Aşık olursam birçok şeyden vazgeçebilirim

* Dizide aÅŸkı için her ÅŸeyden vazgeçen bir kadınsınız… Gerçek hayatta aÅŸk için neler yaparsınız?
AÅŸka inanmıyorum aslında… Ama bir gün gerçekten aÅŸkına ve kendisine inandığım biri karşıma çıkarsa, iÅŸim hariç, bazı ÅŸeylerden vazgeçebilirdim herhalde.

* Peki aşık olduğunuzu nasıl anlarsınız?
Aşık olursam tek ben değil, tüm dünya anlar.

* Bir erkek için yapabilecekleriniz?
Karşımdaki insana bağlı.

* Bir erkeğin size yaptığı en büyük jest?
Söyleyemem… Ama her kızın inanılmaz mutlu olacağı bir ÅŸeydi.

* Özel uğraşlarınız var mı?
Bir sene İzmir Dans Akademisi’nde Latin dansları eÄŸitimi aldım. Dans gecelerine katılıyorum. İncik boncukla uÄŸraÅŸmayı severim. Cam boyaması yaparım. Kendi kıyafetlerimi kendim dikerim ve boyarım.

* Kıskanç mısınız?
Kıskançlıklarım yoktur. Özgüvenim çok fazladır bu yüzden kıskansam da belli etmem.

* İdeallerinizde neler ?
Gleceğe yönelik yaşayan bir insan değilim. O an nerde olmak istiyorsam orda olur onu yaparım.

Çağla Şimşek Ropörtaj

Yazan admin Duru, Oyuncular Kasım 3rd, 2008 |  37 Yorum var »

Diziye adını veren ‘Kayıp Prenses Duru’yu oynayan ÇaÄŸla ÅžimÅŸek henüz 7 yaşında ama kameralara çoktan alışmış. ÇaÄŸla daha önce ‘Elveda Derken’ dizisinde rol almıştı.

* ‘Kayıp Prenses’te bir peri kızıyını oynuyorum. Ve bölümler ilerledikçe özel güçlerim olduÄŸunu anlıyorum.

* Okulda arkadaşlarım hep diziyi soruyorlar. İmza istiyorlar. Ama okula yeni başladığım için daha imzamı atamıyorum.

* Okulda bazen benden sihir yapmamı istiyorlar. Ama ben yapmıyorum.

* Dizide Ceren’le yani Nil’le düşman gibiyiz. Ama ben onu gerçek hayatta çok seviyorum. Ayrıca rolünü çok güzel yapıyor.

* Büyüdüğüm zaman çok başarılı bir oyuncu olacağımı düşünüyorum.

Ceren Balıkçıoğlu Ropörtaj

Yazan admin Nil Kasım 3rd, 2008 |  47 Yorum var »

‘Kayıp Prenses’te ‘entrikacı’ kız Nil’i oynayan Ceren BalıkçıoÄŸlu kamera karşısına geçtiÄŸi anda, uzun yıllar eÄŸitim almış ve oyunculuk yapmışcasına rolünün hakkını veriyor.

* Bahçelievler Kumport İlköğretim Okulu’nda okuyorum. 9 yaşındayım. Daha önce Algida reklamında oynadım.

* Kötü bir kızı oynuyorum diye herkes üstüme geliyor. İnternetteki bazı forumlara baktım. Bazı kızlar benim için ‘gıcık’, ‘uyuz’ diye yazmışlar. Ama yönetmenimiz bizi bunlar olacak üzülmeyin diye uyarmıştı.

* Sokakta bazen durdurup ‘Sen dizide mi oynuyorsun?’ diyorlar. İmza istiyorlar. Bir çocuk için bu küçük yaÅŸta böyle tepkiler almak çok güzel bir ÅŸey.

* Duru’yu canlandıran ÇaÄŸla ile tanışmadan önce iyi bir kız olduÄŸunu anlamıştım. Ama dizide kötü davranmak zorundayım.


Bu dizinin tüm haklarıFocus Film'e aittir. Bu site sadece hayran sitesidir resmi site değildir
Sayaç