O artık bir oyuncu
Yazan admin Defne Kasım 22nd, 2008 | İlk yorumu sen yap »
O artık bir oyuncu
Â
ModelliÄŸi bırakarak, hayalini kurduÄŸu oyunculukta emin adımlarla ilerlemeye baÅŸlayan İzmirli ÇaÄŸrı Atiksoy, bir zamanlar sunumlar yaptığı AlışveriÅŸ Gazetesi’ne haftanın konuÄŸu olarak döndüÂ
Â
RÖPORTAJ: MÜJGAN KULLE
Â
AlışveriÅŸ Gazetesi’nin ilk modellerinden biri ÇaÄŸrı Atiksoy… O zamanlar 17 yaşında, podyum dünyasına yeni adım atmış bir genç kızdı.Â
Ve en büyük hayali baÅŸarılı model olmaktan çok oyuncu olarak adını duyurmaktı. Röportajlarımızda sık sık iÅŸittiÄŸiniz bir söylem bu. Ve geçen 5 yıl, ÇaÄŸrı’yı hayallerine kavuÅŸturdu. Reklam filmlerinden sonra, dizilerde baÅŸrol oynamaya baÅŸlayan İzmirli güzel, son olarak atv’de yayınlanan “Kayıp Prenses”le ekranlarda. Masum güzelliÄŸi ile 7′den 70′e herkesin beÄŸenisini kazanan ÇaÄŸrı’yla nereden nereye söyleÅŸisi yaptık…   Â
* Artık sadece İzmir deÄŸil tüm Türkiye tanıyor seni… Duygularını alalım ÇaÄŸrıcığım…
- Oyunculukta baÅŸarının sırlarından biri insanlara kendini sevdirebilmektir. İşin tadına da öyle varabilirsin. Ben bunu baÅŸardığıma inanıyorum. Yollarda güzel tepkiler almak çok hoÅŸ. Çok mutluyum…
MASAL GİBİ
* Masalın nasıl gerçek oldu?Â
- İzmir NeÅŸe Erberk Model Ajansı’na 13 yaşında kaydolmuÅŸtum. İlerlememin büyük bölümünü Hakan HekimoÄŸlu ve Pınar HekimoÄŸlu’na borçluyum, bunu sen de biliyorsun. Onlar benim ikinci ailem oldular. Bana her konuda destek verdiler.Â
Lise dönemimdeyken İzmir Ege Sanat Merkezi’nde iki yıl tiyatro eÄŸitimi aldım ve 3 yıl önce İstanbul’a yerleÅŸtim. Sonrası Miss Turkey ve iÅŸte buralardayım…
* 2006′da katıldın Miss Turkey’e… Ama derece alamadın… Bu üzdü mü seni?
- Evet, 2006 “Miss Turkey Güzellik Yarışması”nda sadece ilk 10′a kalabildim. Belki derece alamadım ama kapılar açıldı önüme. OyunculuÄŸa da o vesile ile baÅŸladım. Ama benim oyunculuÄŸa baÅŸlatan Özcan Deniz’dir…Â
* O mu keÅŸfetti seni?
- Evet… Beni yarışmada keÅŸfetti. Bana çok güvendi ve ilk dizimde oynamamı saÄŸladı. Ona minnet ve şükran borcum var. Hakkını asla ödeyemem. Åžu an bir yerdeysem bunu büyük ölçüde ona borçluyum.
ÇOK TUTULDU
* “Kayıp Prenses” ile ekranlardasın. Nasıl gidiyor çekimler?
- Çok güzel, keyifli ve oldukça tempolu… Çok çaba sarfediyoruz, doÄŸal olarak da yoruluyoruz… Ama olumlu tepkiler aldıkça yorgunluk mutluluÄŸa dönüşüyor.
* Bu projeye nasıl dahil oldun?Â
- 10 yıl NeÅŸe Erberk Ajans’ta modellik yaptıktan sonra Vega Ajans’a geçtim. Yapımcımız Nilgün SaÄŸyaÅŸar “Gazi” dizisinde beni görüyor ve “iÅŸte prensesimizi bulduk” diyor. (gülüyor)
* Yanılmıyorsam bu yedinci dizi deneyimin…Â
- Evet… AÅŸk Oyunu, Ahh İstanbul, Büyük BuluÅŸma. YaÄŸmurdan Sonra, Yersiz Yurtsuz ve Gazi’nin ardından  Kayıp Prenses ile oyunculuÄŸumu geliÅŸtirmeye çalışıyorum. Birçok baÅŸrolüm oldu…Â
* Oyunculukta neredesin?
- Ne ÅŸimdi, ne de 10 yıl sonra kendimi geliÅŸtirdim diyebileceÄŸimi sanmıyorum.Â
Çünkü her yeni proje, yeni karakter, yeni kiÅŸilik analizleri demek. Yeni keÅŸifler demek… Bu yolda ilerlemeye devam edeceksem daha çok keÅŸfetmeliyim. Ama ben bunun için büyük uÄŸraÅŸ veriyorum. Â
* Neler yapıyorsun?
- İstanbul Plato Film Okulu’nda sinema teknik ve oyunculuk eÄŸitimi aldım. Aynı okulda hala tiyatro eÄŸitimi alarak yeni ÅŸeyler öğreniyorum. İşi,  mutfağında hem de çok deÄŸerli oyunculardan öğreniyorum. Ali Sürmeli, Atilla Olgaç, Perihan SavaÅŸ, Tarık Akan ve Suna Selen bana bu konuda yardım edip, destekleyen hocalarım. Onlara çok teÅŸekkür ediyorum…
Â
EMİN ADIMLARLA
* Hayatına neler getirdi oyunculuk?
- Tam anlamıyla bir çok ÅŸey öğrenmemi saÄŸladı. Yeni insanlar, yeni hayatlar, yeni ortamlar… Her konuda bilgi sahibi yaptı beni. Ama ben hala aynı benim…(gülüyor)
* Peki baÅŸarı düzeyin için ne düşünüyorsun?Â
- Aslında çoÄŸu kiÅŸi gibi ben de kendimi seyrederken çok tedirgin oluyorum. Bütünüyle bakıyorum olaya. OyunculuÄŸuma, saçıma, makyajıma, mimiklerime…Â
Ve her seferinde ‘çok daha iyisini yapabilirdim’ diyorum. Kendimle ilgili tatminsizlik yaşıyorum ama bir sonraki bölümde sevmediÄŸim yönlerimi yavaÅŸ yavaÅŸ düzelttiÄŸimi görünce, ‘evet ben bunun üstesinden gelibilirim, baÅŸarılı bir oyuncu olabilirim’ deyip rahatlıyorum… Ama profesyonel anlamda bu iÅŸi yapıp para kazandığım için oyuncuyum diyebilirim.Â
Tam bir oyuncu olmak için daha çok yolun başındayım. Gençlik ve toyluktan kaynaklanan hatalarım hala var. Yine de arkama baktığımda güzel şeylere imza attığımı görmek hoş ve özgüven kazandırıyor bana.
Â
ŞÖHRETİN BEDELİ
* Genç yaÅŸta ünlüler kervanına katılmış olman seni korkutuyor mu?Â
- Tabii ki korkularım var. Ben çok özgürce yaÅŸayan, kafama eseni yapan bir insanım. Ama göz önünde olduÄŸunda kendine, yaÅŸamına ve hareketlerine kısıtlar getirmen gerekiyor.Â
* Åžu ana kadar genelde naif karakterlerle karşımıza çıktın… Oyunculukta kuralların, sınırların var mı, ya da olacak mı?Â
- Bu zamana kadar kuralları olan oyuncuları çok anlamış deÄŸilim. EÄŸer sen bu iÅŸi profesyonelce yapıyorsan, her kılığa girip, her ÅŸekle bürünmelisin. Bu aynı bir dişçinin ‘ben bu çürük diÅŸi çekemem’ demesi gibi bir ÅŸey..(gülüyor)Â
EÄŸer ben o projeye, seneryoya, ekibe ve casta inanıyorsam, tüm duvarları yıkabilirim.Â
* Hedeflerin arasında sinema var mı?Â
- Aslında benim bir beyaz perde tecrübem oldu. Miras adlı filmde oynamıştım. Tabii ki bunun devamı gelsin isterim. Hatta ardı arkası hiç kesilmesin isterim…
Haluk Bilginer, Selçuk Yöntem, Demet AkbaÄŸ, Özgü Namal, Kadir İnanır, Nebahat Çehre çok sevdiÄŸim ve beÄŸendiÄŸim oyuncular.Â
Onlarla bir projede yer almayı çok isterdim. Bana aslında hep yüzümden dolayı daha naif ve temiz karakterler geliyor. Ama ben tam tersi kötü bir kadını, uyuÅŸturucu bağımlısı bir genç kızı ya da aÅŸk uÄŸruna aklını yitirmiÅŸ ve hayatını bir akıl hastanesinde geçirmek zorunda kalan bir ruh hastasını canlandırmayı isterim doÄŸrusu…
Â
İZMİR ÖZLEMİ
* İstanbul’da yaÅŸamak nasıl? Eminim özlüyorsundur buraları? En çok nelere özlüyorsun…
- İzmirliler çok sıcakkanlı, gülmeyi ve gülümsemeyi seviyorlar. İnsanları sevip, iletiÅŸim kurabiliyorlar.Â
Bana “İzmirli olduÄŸun çok belli oluyor” dediklerinde kendimle, ailemle ve İzmir’le gurur duyuyorum.
İzmir’i çok özledim. Ama en çok Bostanlı’yı ve tabii ki gevrek ve boyozumuzu… Hatta annem sürekli boyoz ve gevrek yollar bana…(gülüyor)
Diyet yapmaz ama incecik
* Çekimler dışında neler yapıyorsun?Â
- İnan ki hiç boÅŸ zamanım olmuyor desem abartmış olmam… Hatta son zamanlarda sosyal hayatım kalmadı. Çünkü haftanın 6 günü setteyiz. Ama zaman buldukça  tutkumdan dolayı tiyatro ya da sinemaya gitmeye çalışıyorum.
* Seni tanıdığım ilk gün “Bu kız ne kadar zayıf” demiÅŸtim… Hala da öylesin… Bunun sırrı ne?
- Bana göre formda kalmanın tek sırrı çok yemek yemektir! (gülüyor) Hayatım boyunca hiç diyet yapmadım. Soframdan ekmek ve hamuriÅŸi hiç eksik olmaz.  Bu da benim ÅŸansım…(gülüyor)
Onun dışında spor yapmayı asla ihmal etmem. Okulumdan ve arkadaşlarımdan geri kalmamaya çalışırım. Arkadaşlarımla dans gecelerine katılmayı çok severim.
Asla cadde kızı gibi giyinmem!
* Ne tarz kıyafetleri tecih ediyorsun?
- Çok cafcaflı cadde kızı gibi giyinmeyi sevmiyorum. Şık, sade, rahat ve salaÅŸ giyinmeyi seviyorum. Elbise tutkum var. 70′lere bayılıyorum. Hatta kendimi Fransız kadınları gibi hissediyorum.Â
* AlışveriÅŸle aran nasıl?Â
- Beni bir bıraksan alışveriÅŸ merkezinde yaÅŸarım… Sanırım anlatabildim…(gülüyor)
Â
 Kaynak: Yeni Asır
Kraliçe Defne karakteri anneleri etkisi altına aldı 
